Ahuların en titrek bakışlarında yanan
Cânı tende kavuran imtihandır hasretin
İçimin göklerinde fütursuz dalgalanan
Göğsümden iplik iplik akan kandır hasretin
Yokluğun en elemli zehri midir ömrümün
Yunus’un geçit vermez Bahr’i midir ömrümün
Yokluğun firkati mi, kahrı mıdır ömrümün
Dilimde her sükûta feverandır hasretin
Ey Sevgili bu gurbet varmaz mı bir sahile
Bir dem görsem yüzünü yeter rüyada bile
Bilmem konuşur musun yol yitmiş şakî ile
Beklemeye gücüm yok, ne yamandır hasretin
Ümmetî ikliminden bir rüzgar da bana sun
Sen gerçek ol gönlümde gerisi yalan olsun
Reva mıdır ümidim erisin de kaybolsun
Bir içimlik su vermez bin ummandır hasretin
Kervan alır yükünü, ben kalırım geriye
Ayaklar güç yetirmez bir adım ileriye
Bari bir cemre düşür bu dinmez zemheriye
Nevbahardan bîhaber asumandır hasretin
Gül yiter bahçelerde, bahçıvansız kalalı
Uzar gider her yanda ya bir diken, ya çalı
Yüzler karadır şimdi, sineler alacalı
Gönle bu ıstırabı duyurandır hasretin
Bir an, ufuklarıma uğrasaydın Sevgili
Çözülürdü ruhumun sükûta revan dili
Sanmadayım her sesi geldiğinin delili
Fikrimi hülyalara savurandır hasretin
Ben benliğe gömülüp kaybolmadan bul beni
Geminde bir köşeye sığınırım, al beni
Ne olur şefkatinin boyasına çal beni
Göklerimde her gece kararandır hasretin
Oysaki kaç yetimin gözyaşını silendin
Oysaki hangi gönlün ne derdi var bilendin
Oysaki feryat eden her sineye gelendin
Beni neden bırakmaz ne zamandır hasretin
Kopsun dilim ey Resul sürçülisan ettiysem
Ateşlere yanayım bir dem isyan ettiysem
Ebedi kavrulayım adın nisyan ettiysem
Gönle imdat eyleyen el amandır hasretin