Sen Ey Misvak; Senin yerinde olmayı o kadar çok arzu ederdim ki.... ''Nede,niçin ben sadece bir odun parçasıyım!''diyebilirsin... Ama,Sen bildiğim odun parçalarından değilsin.... Çünkü;Senin yaptığın görev çok kutsal bir görev.... Kim bilir günde kaç defa Gül Kokulumun O inci gibi dişlerini temizledin.... Kaç defa O Gül Kokuyu içine çektin... Kaç defa O mübarek avucunun içine girdin.... İşte biz O Gül Kokuya hasretiz.... Hasretiz bir kere bile olsun O mübarek elinden öpmeye.... Ona olan aşkımızdan yanıp tutuşurken, Sen evin en baş köşesinde O'nunla beraberdin... İşte Ey Misvak, Onun için Seni kıskanıyorum.... Senin yerinde olmayı arzu ediyorum.... Hem bilir misin Gül Kokulum Senin hakkında şöyle buyurmuştur: ''Ümmetimi yahud insanları zahmete düşürmekten korkmasaydım onlara her namaz vaktinde Misvak kullanmalarını emrederdim!..'' İşte görüyor musun Sana verdiği değeri ve önemi? Ben de Gül Kokulum istediği için, Ve O'nun sünneti olduğu için kullanıyorum Seni.... Belki değişik bir kokun ve tadın olabilir, Ama,ben o kokuyu içime çekerek alıyorum... Ben O'nun (sav) Gül Kokusunu alamadım... Ama,Senden aldığım koku ve tad bana O'nu (sav) hatırlatıyor.... Ve Sen bana Ondan kalan hatıralardan birisin.... İşte Ey Misvak; SENİ KISKANMAMAK,SANA İMRENMEMEK MÜMKÜN MÜ? |
|
|
|
|