Allah ve Peygamber sevgisi imandandır, belki imanın ta kendisidir. Bu sevgiden yoksun olan kimsenin gerçek anlamda inanmış olduğu söylenemez. Nitekim Hz.Ömer:
- Ey Allah'ın Resûlü, ben sizi canımdan başka her şeyden daha çok severim, dedi. Peygamberimiz:
- Ey Ömer, canımı kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, beni canından da daha çok sevmedikçe olgun mü'min olamazsın, buyurdu. Peygamberimizi dikkatle dinleyen Hz.Ömer:
- Ey Allah'ın Resûlü, vallahi ben şimdi sizi canımdan da daha çok seviyorum, diyince, Peygamberimiz:
- İşte ya Ömer, şimdi olgun mü'min oldun.
Evet, Peygamber sevgisi Allah sevgisinden sonra gelir. Onu seven ve sünnetine uyan, dünyada olduğu gibi ahirette de mutlu olacak, onunla birlikte cennete girecektir.
Aynî, Umdetü'I-Kârî, c. I, s. 144.
Enes b.Malik (r.a.) anlatıyor: Bir defa Peygamberimizle birlikte mescidden çıkıyorduk. Mescidin kapısında karşımıza bir adam çıktı ve:
- Ey Allah'ın resûlü, kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Peygamberimiz:
- Sen kıyamet için ne hazırladın? buyurdu. Adam:
- Ey Allah'ın Resûlü, ben kıyamet için çok namaz, oruç ve sadaka hazırlamadım, ancak ben Allah'ı ve Peygamberini severim, dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz.
- O halde sen sevdiklerinle beraber olacaksın, buyurdu.
Konu ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:
Müslim, Kitabu'I-Birr ve's-Sıla, 50.
''Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği Peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, iyilerle birlikte olacaktır. Bunlar ne güzel arkadaştır."
Nisa 69